Son Kasım’a Kadar

Son Kasım’a Kadar

Son Kasım’a Kadar
10 Kasım, Faruk DURSUNOĞLU’nun dediği gibi, tüm Türkiye’nin yağmur yağmadan ıslandığı gündür ve düşmanının bile vefatına üzüldüğü bir dünya liderine saygının, hürmetin, özlemin ve minnetin günüdür. Mücadeleleriyle, fikirleriyle, yenilikleriyle bir milletin yeniden var oluşunun mimarı olan Mustafa Kemal Atatürk’ü anma günüdür. İlk gençlik yıllarından son nefesine kadar vatanı ve milleti için mücadele etmiş büyük bir liderin ölümsüzlüğe gözlerini kapadığı gündür. “Ölüm bütün insanların değişmez kaderidir. Gerçek marifet, unutulmamaktır.” demiş ve unutulmayan kahramanların en güzel örneği olmuştur. Bu yazımızda naçizane Mustafa Kemal’in eğitimle ilgili çalışmalarından ve eğitime verdiği önemden bahsetmek istiyorum. Hayatı boyunca milleti ve vatanı için mücadele etmiş olan Mustafa Kemal Atatürk, halkını çağdaş medeniyetler seviyesine çıkarmak için ve cumhuriyetin temellerini çağdaş, laik ve bilimsel bir zemine oturtmak için çok çalışmış, bu nedenle de en çok eğitime önem vermiştir. Hatta yeni kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ndeki asıl özgürlüğün bilime ve eğitime önem vererek kazanılacağına inanmıştır. İşte bu sebeple işe eğitimde yenilikler yaparak başlamıştır. Tevhidi Tedrisat Kanunu ile eğitimdeki ikiliği ortadan kaldırmış ve tüm okulları Milli Eğitim Bakanlığına bağlamıştır. Medreselerin kapatılmasıyla eğitim, laik bir hale gelmiş, modern okullar açılmıştır. Eğitim, bilimsel bilgi temeline oturtulmuştur. Hızla yeni okullar açılmış ve memleketin her köşesine ulaşılmaya çalışılmıştır. Öğretmen okulları ve üniversiteler açılmıştır. Okuryazar oranını artırmak için harf yeniliğini yapmış ve halkın bu yazıyı öğrenmesi için Millet Mektepleri açmış ve ayrıca Halk Eğitim merkezlerinde de eğitim, öğretim faaliyetleri devam etmiştir. Her alanda olduğu gibi eğitimde de kadın, erkek eşitliğini sağlamış ve karma eğitime geçmiştir. Ezberci yöntemlerin yerini, akılcı yöntemler almış; dersler modern içeriklerle öğretilmiştir. Eğitimde amaç; milli kültürün geliştirilmesi ve bağımsız düşünme yeteneğinin kazandırılması olmuştur. M.K.Atatürk, “Eğitimdir ki bir milleti ya hür,bağımsız, şanlı, yüksek bir toplum halinde yaşatır ya da esaret ve sefalete terk eder.” diyerek eğitimin önemini vurgulamıştır. Bu nedenle eğitime her şeyden çok önem vermiş ve halkı cehaletin karanlığından kurtaran bir sistem kurmuştur. Ayrıca kendisinin geometri kitabı yazması ve bu kitaptaki terimlerin Türkçe olmasına dikkat etmesi Türkçeye verdiği değeri ispata yeter. Yine 1932’de kurduğu Türk Dil Kurumu ile dilimizi yabancı sözcüklerden mümkün mertebe temizleme çalışması başlatmış ancak bunu körü körüne yapmamış, milletin kullandığı dilden de ilham almıştır. 1931’de kurduğu Türk Tarih Kurumu ile de Türk tarihinin araştırılmasının önünü açmış, geçmişten günümüze Türk kültürünün de devamını sağlamıştır. Gazi Mustafa Kemal’in vefatından iki yıl sonra açılan Köy Enstitülerinin temelleri de Atatürk zamanındaki Köy Eğitmen Kursları ile atılmıştır. 1940’ta Köy Enstitüsü adıyla hizmet vermiştir. Köy Enstitüleri hem eğitim yuvası hem öğretim merkezi haline gelmiş; kız çocuklarının okula gitme oranı artırılmıştır. Hatta Köy Enstitüleri kadın öğretmen yetiştiren okullar haline de gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin mimarı olan Mustafa Kemal Atatürk, gençliği “Öğretmenler, yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.” diyerek öğretmenlere emanet etmiş, devamında en kıymetli hazinesini de “Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz.” diyerek de cumhuriyeti gençlere emanet etmiştir. Bizler emanetimizi, gelecek nesillere aktarmak üzere devraldık. Yazımıza büyük öndere olan saygı, minnet ve özlemlerimizi sunarak son veriyoruz. Günlerden 10 Kasım olacak belki, saat de 9’u 5 geçecek ama Türk milleti için zaman son kasıma kadar duracak. Unutmayacağız, unutturmayacağız.

Paylaş:

Yorumlar

Henuz yorum yapilmamis

İlgili Haberler