NESİLLERİN SESSİZ GÜCÜ

NESİLLERİN SESSİZ GÜCÜ

NESİLLERİN SESSİZ GÜCÜ
Öğretmenlik sadece bir meslek değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren bir yolculuğa rehberlik etmektir. Sevgi, sabır, fedakârlık ve şefkat iplerinden örülmüş; her bedene uymayan paha biçilmez bir gömlektir. İdealizmle süslenmiş; vatan, millet sevgisiyle bezenmiş bir sorumluluktur. Bir çocuğun yüreğine dokunabileceğini bilmek, bir birey yetiştirebilme gücüdür öğretmenlik. Bir ülkenin gelişiminde en kritik rollerden birine sahiptir öğretmenler. Onlar sadece bilgi taşıyıp bilgi aktaran değil; öğrenciye iyi bir insan olmayı öğreten, duyarlı bir birey olmayı öğretendir. Sadece akıllara değil kalplere de yön verebilendir. Neden okumalı, neden öğrenmeli, neden duyarlı olmalı, neden yardım etmeli, neden iyi olunmalı, neden vatanı ve milleti sevmeli, neden başarmalı? Bu soruların cevabıdır öğretmen. Sadece sözle değil davranışıyla da öğretebilen, örnek olabilendir öğretmen. Yol gösteren, aydınlatan, öğrencinin içindeki potansiyeli ortaya çıkaran kişidir. Her öğrencinin dünyasına dokunur, bazen bir cümlesiyle öğrencinin yaşam pusulasını değiştirir. Bir bakışıyla, bir tebessümle kalplere güven verir. Sabır, sevgi, umut ve güvenle donanmış bir yürekle her günü fırsata çevirir. Öğrencilerinin yarınlara açılan kapı olduğunu bilir ve onlardan asla vazgeçmez. Yorulsa da yılmadan devam eder, her öğrencinin hikâyesinde ön söz olur. Bazen kalabalık sınıflarda bedensel yorgunluk, bazen kırsal bölgelerdeki imkân eksiklikleri, bazen ekonomik sıkıntılar, bazen de yoğun tempo… Ama hiçbir zorluk onu yıldıramaz. Çünkü o, öğrencilerinin gözündeki ışıltıyla ve onların başarısıyla şarj olup yeniden başlayabilir. Öğretmen olmak, en büyük mutluluğun, öğrencisinin başarısı olduğunun farkına varmaktır. Başarmış bir öğrencinin teşekküründeki sıcaklıktır, saflıktır. Öğretmenlik fedakârlık ister. Bazen kendinden taviz, öğrencisine adanmışlık ister. Bazen kanayan yaraya sargı, ağrıyan karna şerbettir; bazen yıkanmamış yüze sabun, çatlak ellere merhemdir öğretmen. Paltosuz sırtlara hırka, çıplak ayaklara ayakkabıdır, tokasız bir saça kurdele, düğmesiz pantolona kemerdir. Bilgiye susamış beyinlere umut, sevgiye aç kalplere aştır öğretmen. Öğretmen varlığıyla bulunduğu yeri yeşerten, soğumuş kalpleri ısıtandır. Varlığıyla çözümdür başlı başına. Gittiği yere emek götürür, hizmet götürür. 1993’te şehit edilen Neşe Alten’dir öğretmen. Yıkık dökük okulu kendi imkânlarıyla onaran, kendisi de bir kuru ekmekle biber yiyen Neşe Alten… 2017’de şehit edilen Necmettin Yılmaz’dır öğretmen. Öğrencilerinin gönlünde sevgi tohumları atan Aybüke Yalçın’dır. Bu vesileyle şehit edilen tüm öğretmenlerimizi saygı ve minnetle anıyorum. Öğretmenlik zor ama bir o kadar da kutsal ve onurlu bir meslektir. “Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum.” diyen Hz. Ali de öğretmenliğin kutsallığını vurgulamıştır. “Öğretmenlik en üst makamdır.” diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk de öğretmenliğin onurlu bir meslek olduğuna işaret etmiştir. Carl Gustav Jung’un sözleriyle öğretmeni bir de şöyle özetleyelim: “Kişi parlak öğretmenleri şükranla ama insani hislerimize dokunanları minnetle anar. Müfredat, belli miktar yeni malzemedir ama sıcaklık, büyüyen bir bitki ve bir çocuk ruhu için hayati önemde bir elementtir.” Görevini layıkıyla yapan her öğretmen, geleceğe umut ekecektir. Umutlarımız hep canlı ve baki kalsın. Yazımıza son verirken umutla çalışan, asla yılmayan, fedakâr, özverili, yüreği sevgiyle dolu tüm öğretmenlerimizin Öğretmenler Günü’nü kutluyorum.

Paylaş:

Yorumlar

Henuz yorum yapilmamis

İlgili Haberler