GündemSON DAKİKA
Kritik Nokta’da DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Seyit Karaca ile Özel Röportaj
Kritik Nokta’da DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Dr. Seyit Karaca ile Özel Röportaj

Kritik Nokta Haber Medya olarak yayıncılık anlayışımızı; tarafsızlık, objektiflik ve kamu vicdanına sadakat ilkeleri üzerine inşa ettik. Haber dilimizde polemik değil ilke, sansasyon değil sorumluluk, tarafgirlik değil kurumsal denge esastır. Yayınlarımızda hiçbir siyasi, ideolojik ya da ticari yapının gölgesine girmeden; yalnızca milletin doğru bilgiye erişim hakkını ve kurumların hesap verebilirliğini önceleyen bir çizgide ilerlediğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.
Kritik Nokta Haber Medya Yazılı Röportaj Serisi
Konuk: Dr. Seyit Karaca
DEVA Partisi Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
⭕️ Röportaj Soruları;
1. Sayın Karaca, röportajımıza sizi daha yakından tanıyarak başlayalım. DEVA Partisi’ndeki göreviniz, siyasi geçmişiniz ve teşkilatlara bakış açınız hakkında kamuoyuna neler aktarmak istersiniz?
2. DEVA Partisi’nin il ve ilçe teşkilatlarında son dönemde nasıl bir yapılanma stratejisi izleniyor? Yerel dinamikleri gözeten bir teşkilat modeli mi benimsiyorsunuz?
3. Enflasyonun ve hayat pahalılığının vatandaşın gündemini belirlediği bir dönemde, sizler ve teşkilatlarınız sahada hangi tepkilerle karşılaşıyor? DEVA bu ekonomik tabloya nasıl bir çözüm dili geliştiriyor?.
4. İşsizlik, özellikle genç nüfus arasında ciddi bir sorun haline geldiği gözlemleniyor. Teşkilatlarınız ve partiniz bu konuda nasıl bir kamuoyu çalışması yürütüyor? Gençlerin siyasete ve DEVA’ya ilgisi nasıl şekilleniyor?
5. Tarımda üretici kesimin yaşadığı sıkıntılar, kırsal teşkilatlarınızın ve partinizin gündeminde nasıl yer buluyor? DEVA Partisi’nin çiftçiye yönelik somut çözüm önerileri nelerdir?
6. Esnaf ve küçük işletmelerin yaşadığı ekonomik daralma, yerel teşkilatlarınızın saha gözlemlerine nasıl yansıyor? DEVA Partisinin bu kesime yönelik politikaları nelerdir?
7. Emekliler, memurlar, işçiler ve asgari ücretliler… DEVA Partisi’nin bu geniş toplumsal kesimlere yönelik siyaset dili nasıl şekilleniyor? Sahada hangi taleplerle karşılaşıyorsunuz?
8. Yaşlı nüfusun sosyal hayattan dışlanma riski giderek arttığı gözlemleniyor. DEVA Partisi bu konuda nasıl bir farkındalık çalışması yürütüyor? Yaşlı vatandaşlarla temasınızda öne çıkan sorunlar neler?
9. Teknoloji ve dijital dönüşüm, siyasi partiler için de kaçınılmaz bir alan haline geldi. DEVA Partisi bu alanda nasıl bir hazırlık içinde? Partiniz ve Genç kadrolarınız teknolojiye nasıl entegre oluyor?
10. DEVA Partisi, Türkiye’nin en tartışmalı konularından biri olan çözüm sürecine nasıl bakıyor? Bugünün siyasi ikliminde bu sürece dair yeniden değerlendirme veya alternatif bir yaklaşım söz konusu var mı?
11. İç politikada kutuplaşmanın derinleştiği bir dönemde, DEVA Partisi toplumsal birlik ve hukuk devleti ilkeleri etrafında nasıl bir söylem geliştiriyor? Teşkilatlarınız bu konuda nasıl bir rol üstleniyor?
12. Dış politikada Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde yaşadığı gerilimler ve fırsatlar bağlamında DEVA Partisi nasıl bir strateji öneriyor? Teşkilat düzeyinde bu vizyon kamuoyuna nasıl aktarılıyor?
13. Deva Partisi milletin vicdanı arasında nasıl bir köprü kuruyor? DEVA Partisi’nin yerel ve ulusal düzeyde kamuya verdiği mesajı nasıl tanımlarsınız?
14.Size göre Türkiye’de en önemli sorunu nedir? Deva Partisi olarak bu sorun veya sorunlara ne gibi çözüm önerileriniz var?
⭕️ Sayın Karaca’nın Cevapları;
Cevap 1:
Teşekkür ederim bana bu imkânı verdiğiniz için. Halen DEVA Partisinde Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyorum. Yaklaşık 20 yılım doğduğum ve yaşadığım şehir Konya’da Ticaret Odası Başkan Vekilliği, Meclis Başkanlığı ve Tabip Odası Başkanlığı gibi sosyal görevlerde geçmiş olsa da aktif siyaset hayatım 23 Haziran 2020 tarihinde DEVA Partisinin ilk görevlendirilen kurucu il başkanı olarak yine Konya’da başladı. İl ve ilçelerin kuruluşu, ilçe kongreleri ve sonrasında il kongresini yaparak seçimlere giden ve seçim süreçlerinde yine teşkilat mensubu olmanın gereklerini yerine getiren birisi olarak partilerin ana unsurlarının iyi bir lider etrafında kenetlenen teşkilat mensupları olduğunun idraki içerisindeyim. Genel Başkan Yardımcısı olarak ta teşkilatlara bakış açım bu şekildedir.
Cevap 2:
2023 seçimlerine mevcut Cumhurbaşkanlığı yönetim sisteminin dayatması sonrasında ittifak çatısı altında gitmek zorunda kaldık. O zamanın şartları çerçevesinde belki geçmişleri itibarıyla yan yana gelmesi zor olan partiler ittifak çatısı altında bir araya gelmiş ve seçime girmişlerdi. Sonuçları itibarıyla sadece % 1,5’luk bir farkla kaybedilen seçimler sonrası elbette teşkilatlarımız arasında yapılan değerlendirmeler motivasyon kayıplarına yol açmış durumdayken 2024 yerel seçimlerine katıldık. Burada ise amacımız her yerde seçmenin önüne logomuzu seçenek olarak koymaktı. Ülkemizin birçok yerinde de bu anlamda adaylarımız ciddi bir onur mücadelesi verdiler. Aldıkları oy ne olursa olsun bana göre alınlarının akıyla da bu mücadeleden çıktılar.
Bu iki seçimin sonuçlarının yansımaları sonrasında göreve gelir gelmez teşkilatlarımızda “ihya ve inşa” çalışması olarak nitelendirebileceğimiz bir süreç başlattık. Yaşanan tüm zorluklara rağmen teşkilatlarını ayakta tutan ilçe ve il başkanlarımızla yeni motivasyon çalışmalarına başladık. Teşkilatlarında kayıplar yaşanan il ve ilçelerimizde de yeniden teşkilatlanma çalışmalarıyla partimizi geleceğe taşıma noktasında 7 kişilik bir Teşkilat Başkanlığı ekibi olarak çalışıyoruz. Elbette yerel dinamikleri gözeten bir ekip çalışmasının daha başarılı olacağı düşüncesiyle hareket ediyoruz.
Cevap 3:
Sizin de belirttiğiniz gibi enflasyon ve hayat pahalılığı ülkemizin ve vatandaşlarımızın bir numaralı gündemidir. Sabit ve dar gelirliler ile asgari ücretliler başta olmak üzere mevcut ekonomik şartların ağırlığı altında günden güne ezilmektedir. Esnafın hali perişan, sanayici üretmekten mutlu değil maalesef. Sahada da tüm bunların yansımaları ve tepkileri ile karşılaşıyoruz. Sadece ekonomik sorunlara değil her sorunumuz için eylem planlarını yıllar önce hazırlayan partimizin ve Genel Başkanımız Ali Babacan’ın bu meselelere ilişkin ilk günden itibaren tespiti ve söylemi şudur: “Ekonomik sorunların çözümü bizler için bir parmak şıklatmak kadar kolay. Ancak bu sorunların ana kaynağı adalet, hukuk ve eğitim alanlarında ülke standartlarımızın çok düşmesi, hak ve özgürlükler başta olmak üzere dünyada güven endeksinde yerimizin hızla geriye gitmesidir. Dolayısıyla bu alanlar düzeltilmeden ayağa kalkmamız kolay değildir. Ezcümle “ne kadar hukuk o kadar ekonomi, ne kadar adalet o kadar gelişmişlik…” Genel anlamda sorunlara bakışımız bu şekildedir.
Cevap 4:
Çok önemli bir soru bu soru. Çünkü partimizin gençlere ve kadınlara yaklaşımı diğer partilere göre oldukça farklıdır. Bizim tüzüğümüze göre gençler ve kadınlar kol faaliyeti içerisinde yer almazlar, kotalarla partimizin ana omurgası içerisinde yer alırlar. Bu çerçevede gençlerin oldukça ilgi duyduğu bir partiyiz. Ülkemizin geleceğinin de gençlerimizin elinde şekilleneceğini çok iyi biliyoruz. Hazırlıklarımızı da buna göre yapmaya devam ediyoruz. Ama maalesef gençlerimizin ülkemize dair umutları her geçen gün zayıflıyor. “Ev genci” diye ilk olarak Genel Başkanımız Ali Babacan’ın dile getirerek siyasi literatüre kazandırdığı tabir ile nitelendirdiğimiz milyonlarca gencimiz var. İş aramaktan vazgeçen bu gençler dışında milyonlarca gencimiz de iş arıyor ama bulamıyor. Lisans mezunu milyonlarca gencimiz de eğitim alanları ile alakasız işlerde çalışmak zorunda kalıyorlar. Yüzbinlerce gencimiz KPSS sonuçlarına endeksli umutlarını devam ettirmeye çalışsalar da mülakat duvarına çarparak yarınlara dair umutlarını kaybediyorlar. Hedefimiz gençlerle el ele ülkemizi yarınlara hazırlamak. Gençler de her geçen gün bu yolda bize katılıyorlar. Yine en önemli farkımız gençlerin kaynayan kanını, duygularını, heyecanlarını suistimal ederek hamasetle onları yanlış yollara sevk etmemek ve akılcı yaklaşımlarla sorunların çözümünü sağlamaktır.
Cevap 5:
Tarım eylem planımız ilk açıkladığımız eylem planımızdı. Tarım ve hayvancılığa dair her türlü detayın işlendiği bu eylem planı üretime dair yaşanan sıkıntıları ortaya koyarak çözüm önerilerini de sunan bir plandır. Bu günkü dirençli enflasyonun temelinde de tarım ve hayvancılık ürünleri üretimine dair yüksek enflasyonun olduğunu ifade ediyoruz. Faizciye ve rantiyeciye milyarlarca lirayı aktarmayı beceren iktidar, çiftçisine desteği çok gördüğü için üretim sürekli düşmeye devam ediyor. Birkaç somut önerimizi dile getirecek olursak ta;
Yaşlanan çiftçi yaşını yeniden gençleştirmek için Tarım Kolejlerini aktive ederek liseden başlayan tarımsal eğitimi canlandıracağız. Çiftçiye gübre, mazot ve tohumda yarı yarıya destek sağlayacağız. Sulama elektriğini çok daha ucuz temin edeceğiz. Kredi borçlarını iki yıl erteleyip faizlerini sileceğiz, yeni finansman kaynaklarıyla borçlarını ödemelerini sağlayacağız. Tüm sulama yatırımlarını kısa sürede tamamlayacağız. Ziraat Bankasını yeniden çiftçi bankası yapacağız.
Cevap 6:
Enflasyonist ortamın getirdiği zorluklardan en çok etkilenen bir başka kesim esnaflarımızdır. Küçük işletmeler yüksek istihdam yükleri ve vergiler ile boğuşmakta, sürdürülebilirlik anlamında her geçen gün sıkıntıya düşmektedirler. Kapanan işletme sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle esnaflarımıza dönük olarak borç yapılandırmaları ile geçmiş sıkıntıların çözümünü planlama, uygun finansmanla sistemi yeniden hareketlendirmek en temel görevlerimiz arasında olacaktır.
Cevap 7:
İçimizi burkan bir sorudur bu soru. Çünkü toplumsal yapımızın ana unsuru emeklilerimiz, memurlarımız, asgari ücretlilerimiz ve işçilerimizdir. Rahmetli Özal’ın “Orta Direk” diye ifade ettiği bu kesim sosyal dayanışmamızın da ana temelidir. Ancak özellikle son yıllarda izlenen politikalar en fazla bu kesimleri mağdur etmiştir. Hepsinin almış olduğu maaşlar enflasyon karşısında hızla eriyip gitmiştir. Enflasyonist sarmal, iktidar nezdinde sanki ücret artışları enflasyonun temel sebebiymiş gibi yorumlanarak ücret artışlarının düşük tutulması açısından TÜİK bile manipüle edilmiş ve vatandaşlarımız ihtiyaçları karşılamayan ücretler alır konuma gelmişlerdir. Kirasına bile yetmeyecek maaşlar zaten açlık ve yoksulluk sınırının altında kalan bu kesimler yarınlara dair hayallerini hepten kaybetmiş durumadırlar. Sağlıklı bir toplumun temelini oluşturan bu toplum kesimlerini hızla refaha kavuşturmak zorundayız.
Çözümlerimizle ilgili kısaca bahsetmek gerekirse;
Enflasyonu kısa sürede tek haneye düşürecek çalışmalarla alım gücünü yeniden artırmak, dar ve sabit gelirli vatandaşlarımıza hakkaniyetli artışlar yaparak yaşam standartlarını yükseltmek, ekonomiye dair kurumların bağımsız çalışmasına titizlik göstererek parametrelerin düzgün çalışmasını temin etmek olarak zikredebiliriz.
Cevap 8:
Yaşlılarımız ülkemizin her anlamda hafızalarıdır. Ömürlerinin son dönemlerinde de rahat bir hayat sürmeleri mutlak amacımızdır. Ancak halihazırda ekonomik sıkıntıların tetiklediği sosyal olaylar, yaşlılarımıza gereken ihtimamı göstermediğimiz sonucunu ortaya getiriyor. Çoğunluğu emekliler kategorisinde de yer alan bu toplum kesimimiz için artan refahla birlikte toplum dayanışması için üzerlerine düşecek görevlerle gençlerin yetişmesinde de önemli roller üstlenmeleri sağlanacaktır. Torununa harçlık veremeyen yaşlımız bizim en çok canımızı yakan hususlardandır.
Cevap 9:
Her alanda olduğu gibi bu konuda da en hazırlıklı parti olduğumuzu ifade etmekten mutluluk duyuyorum. Dijital dönüşüm eylem planımız, planlarımız içerisinde gururla takdim ettiğimiz çalışmalardandır. Detayları https://devahazir.devapartisi.org.tr/deva-iktidarinin-yarina-atilim-dijital-donusum-eylem-plani/ adresinden bakılabilir.
Cevap 10:
Birbirine saygılı, ülkesi için çalışmayı kendisine görev edinen, vatan ve millet sevgisiyle hareket eden bireylerden oluşan bir ülke oluşturmak tek hayalimizdir. Siyasetimizin merkezinde insan ve insanın yaşadığı çevre ve bu çevredeki canlılara ait sorunları çözmek yer alır. Din, dil, ırk farklılıkları milletimizi ayrıştıracak unsurlar değil tam tersi zenginlik kaynaklarımız olarak görülmelidir. Bu çerçevede yıllardır sömürülen değerlerimiz sonrasında ortaya gelen terör belası milletimizin hem canlarını hayattan koparmış hem de ekonomik kaynaklarını sömürmüştür.
1 Ekim 2024 ile başlayan süreçte, terörün kurutulması ve canlarımızın hayatlarını kaybetmemesi hususunda en küçük bir ihtimali daha destekleyeceğimizi baştan ifade etmiştik. Bu zamana kadar da milletvekillerimiz Meclis’te yapılan çalışmalara her türlü katkıyı vermektedirler.
Ancak meselenin iç ve dış politika dengeleri açısından da çok boyutlu bir mesele olduğunun bilincindeyiz ve etraflıca düşünülerek hareket edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Hatta daha etraflıca değerlendirme yaparak komisyon çalışmalarının tüm hak mağdurlarını kapsayıcı çözüm önerilerinin geliştirilmesi gerektiğini savunuyoruz. En önemlisi de iktidar kanadının bu konuda samimi davranması gerektiğine inanıyoruz.
Cevap 11:
Kurulduğumuz günden itibaren siyasetteki dil ve üslubun düzeltilmesi gerektiğini hep savunduk. Zehirli ve kutuplaştırıcı siyaset dili maalesef toplumumuzu yeterince gerdi. Bu gergin dil, iftira ve karalamaları da beraberinde getirdi. Sonuçta kazanılan seçimlerin halk edilmeden kazanıldığı bir ortam oluştu. Sadece bulunduğu makamları muhafaza edebilmek adına geçmişte birbirlerine olmadık hakaretler eden liderler ittifak çatısı altında buluşmaktan kaçınmadılar. Diğer siyasi muhatapları benzer ittifaklar kurduğu zaman da onlara olmadık hakaretler etmekten yine geri durmadılar.
Hem genel başkanımız Ali Babacan’ın üslubu hem de parti vizyonumuz gereği “ülkemiz için her kesimle diyalog kurmaktan ve konuşmaktan çekinmeyiz”. Çünkü sorun varsa çözüm konuşmaktan ve görüşmekten geçer. Değilse tek taraflı değerlendirmeler “kendi başına gelin-güvey olmaktan” başka bir şey değildir. Diyalog dili bizim ana temamızdır ve böyle de olmaya devam edecektir.
Cevap 12:
Gelişme ve büyüme hedefindeki bir ülke olarak dünya ile entegre olmak bizim için olmazsa olmaz bir zorunluluktur. Komşularımız başta olmak üzere dünyadaki tüm ülkelerle her alanda iyi ilişkiler içerisinde olmak, son yıllarda otoriterleşen liderler nedeniyle yaygınlaşan evrensel değerlerin hiçe sayılmasına müsaade etmeden uluslararası standartların yükseltilmesi için gayret etmek ana hedefimizdir. Uluslararası denge kurumlarının yeniden canlandırılması ve dünya barışını tesis noktasında görevlerini ihmal etmemelerini temin için gayret etmek ana hedeflerimizdendir. Genel Başkanımız Ali Babacan’ın Dışişleri Bakanlığı yaptığı dönemde yaptıkları bu alana dair önemli ip uçları içerir. Uluslararası saygınlığımızın zirveye çıktığı, politikalarımızın dünyaya örnek gösterildiği o dönemi yeniden yaşatmak bizim için hiç te zor değildir.
Cevap 13:
Siyasetimizin merkezinde insan olduğunu bir kez daha vurgulayayım. En temel düsturumuz “insanın hayırlısı insanlara faydalı olandır”. Dolayısıyla siyasetimizi, insan ve onun yaşadığı ekosistemi onun için en güzel şekilde tasarlama mücadelesi olarak yorumlayabiliriz. Kişiler arası ilişkilerde adalet en temel ilkemizdir. Çevresine karşı vurdumduymaz davranan bireyler değiliz. Çünkü bir şeylerin kötüye gitmesinin başlangıç şartı budur. Adalet temelli yaklaşımımıza liyakat ve istişare ile hareket ilkelerimizi ekliyoruz. Bu şuurda bireylerden oluşan toplum hızla refaha ulaşır. Çünkü üzerine düşeni yapan bireylerden oluşan bir toplum haline gelmişizdir. Vatan ve millet sevgisi ancak bu şekilde ete kemiğe bürünür. Bizim vatan ve millet sevgimiz içi boş, sloganlaşan bir deyimden, söylemden ibaret değildir. İnsan hakları, demokrasi, hak ve özgürlükler anlamında yüksek standartlara ulaşmış, ekonomik göstergeleri kaliteli yaşam standartlarını karşılayacak hale getirmiş, uluslararası arenada saygın bir ülke olmamızı sağlamış bir kişi bize göre en milliyetçi kişidir.
Kamu kaynakları yöneticiler için emanettir. Buna ihanet etmemek lazım. Teslim edeceği güne kadar kamu makamlarını işgal edenlerin bu kaynakları en iyi şekilde kullanmaları lazım. Özellikle kamu yönetiminde bizim anlayışımıza ters gelen cümle “itibardan tasarruf olmaz” cümlesidir. Zaten kendi özel alanımızda bile bu cümlenin karşılığı en hafif ifadeyle “görgüsüzlüktür”.
Cevap 14:
Yayınlanan anketlere bakılırsa ekonomi en önemli sorundur. Ancak derinlemesine analiz edersek farklı alanlar öne çıkmaktadır. Yukarıda bir soruya verdiğimiz cevapta da dile getirdiğimiz gibi ekonomideki bu kötü sonucun ana sebebi adalet sisteminde yaşanan olumsuzluklar ve bunun sonucu ortaya gelen güvensizlik sorunudur. Sermaye güvene dayalı olarak gelir, park eder veya gider.
Bizim temel anlayışımızda ülkemize duyulan güven nedeniyle gelip kalıcı olarak ülkemizde park eden ve istihdam, üretim ve ihracat yapan sermayedarların ülkemizde vücut bulması ana hedefimizdir. Kamu kaynaklarının değerlendirilmesinde rekabetçiliğe ve serbest piyasaya açık, şeffaf bir anlayış benimsenmelidir.
Eğitim sistemimizde ciddi bir reform ihtiyacı ortadadır. Sadece lisans diploması vermek için üniversite okutmakla gençlerimizi geleceğe hazırlamış olmuyoruz. Olsa olsa “ev genci” nüfusumuzu artırıyoruz veya iş bulabildiyse hizmet sektöründe eğitimiyle uyuşmayan alanlarda hizmet veren bir genç nesil oluşturuyoruz.
Dolayısıyla ülkeye dair her problemi tespit noktasında hiçbir sıkıntımız olmadığı gibi bunlara dair çözüm önerileri en hazır parti olduğumuz konusunda da mütevazı davranmayacağız. Vakti olan dostlarımız ve okuyucularımız için de tüm eylem planlarımızın linkini buraya iliştirelim. https://devahazir.devapartisi.org.tr/
Paylaş:
Yorumlar
Henuz yorum yapilmamis