Geleceğin Güvencesi

Geleceğin Güvencesi

Geleceğin Güvencesi
Eğitim, bir ülkenin geleceğini şekillendiren en önemli alandır. Ancak günümüzde eğitim sistemi birçok yapısal ve işleyişe dayalı sorunla karşı karşıyadır. Bu sorunlar hem öğrencinin akademik başarısını hem de eğitim ortamının niteliğini doğrudan etkilemektedir. En dikkat çeken problem, eğitimde fırsat eşitsizliğidir. Yaşanılan bölge, ekonomik durum, okulun imkanları gibi etmenler öğrencilerin kaliteli eğitime ulaşmasını belirleyen etmenlerdir. İl merkezlerindeki okullarla ilçe merkezlerindeki okullar arasında; ilçe merkezlerindeki okullarla kasaba ve köylerdeki okullar arasında donanım ve imkan farklılıkları çok fazladır. Hal böyle olunca il merkezleri ile köy okulları arasındaki makas daha da açıktır. Bu da öğrenciler arasındaki başarı farkını maalesef artırmaktadır. Kaynakların ve teknolojik imkanların köy okullarına ulaştırılamaması, maalesef eğitimdeki fırsat eşitsizliğinin en acı tablosudur. Köylerdeki nüfusun azalmasıyla köy okullarındaki öğrenciler, taşımalı sistemle yakın köy okullarında eğitim görürken il merkezlerinde 30-40 kişilik sınıflarda eğitim gören öğrencilerin varlığı da maalesef ülkemizdeki eğitim sorununun farklı bir görüntüsüdür. Bir yanda eğitime ulaşmak için erkenden yollara düşen çocukların, yorgun bir şekilde eğitime başlaması söz konusuyken diğer tarafta 30-40 kişilik sınıflarda, öğretmenin öğrencileriyle yakından ilgilenmesi ve öğrencilerin dikkatlerini toplaması oldukça zorlaşmaktadır. Yıllardır önlenemeyen bir başka sorun da bazı bölgelerde branş öğretmenlerinin yetersizliği ve derslerin alan dışı öğretmenler tarafından verilmesidir. Bu da eğitimin kalitesini de öğretmen motivasyonunu da düşürmektedir. Ayrıca sınav merkezli eğitim anlayışı da öğrencileri ezbere yönlendirmektedir. Teorik ağırlıklı müfredat, pratik eğitimleri geliştirmede yetersiz kalmıştır. Analitik düşünme, problem çözme ve yaratıcılık gibi modern beceriler yeterince desteklenmemektedir. Neden öğrendiğini bilmeyen öğrenciler için maalesef öğrenme de kalıcı olmamaktadır. Uzaktan eğitim döneminde önemi daha da anlaşılan bir başka sorun da teknolojiye erişimin her öğrenci için mümkün olmadığıdır. Her öğrenci bilgisayar, tablet ya da internet erişimine sahip değil. Hangi sorundan bahsedersek bahsedelim, her kapı maalesef imkan ve fırsat eşitsizliğine çıkıyor. Yine her öğrencinin rehber öğretmen ihtiyacı da ayrı bir eksikliktir. Öğrencilerin; sınav stresi, aile sorunları ve ergenlik dönemi dalgalanmalarıyla başa çıkarken desteğe ihtiyacı vardır. 300 öğrenciye bir rehber öğretmenin düştüğü eğitim sistemimizde 300’ün altında öğrencisi olan okullarda maalesef rehber öğretmen yok. Bu da ayrı bir imkan ve fırsat eşitsizliğidir. Bunların dışında sık sık değişen eğitim programları, öğretmenleri de öğrencileri de uyum konusunda zorlamaktadır. Değişen dünya ve ülke ihtiyaçlarına göre müfredat güncelleme doğaldır ama değişimlerin plansız olması karmaşaya sebep olmaktadır. Bu sorunların yanında bazı ailelerin eğitime fazla müdahil olması, bazılarının da fazla ilgisiz olması da öğrencilerin motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. Bu konuda Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Geleceğin güvencesi, sağlam temellere dayalı bir eğitime, eğitim ise öğretmene dayalıdır.” sözünü hatırlatmakta fayda var diye düşünüyorum. Kısaca şöyle söyleyebiliriz: Eğitim sisteminin sorunları çok boyutludur ve çözüm uzun vadeli plan istemektedir. Öğretmeni destekleyen, öğrencilerin ihtiyaçlarına göre şekillenen ve fırsat eşitsizliğini ortadan kaldıran bir eğitim anlayışı benimsendiğinde güçlü bir gelecek mümkün olacaktır. Eğitime yapılan yatırım bir ülkenin geleceğine yaptığı en büyük yatırımdır.

Paylaş:

Yorumlar

Henuz yorum yapilmamis

İlgili Haberler