
Bugünkü yazımızda, okul öncesi eğitimin öneminden bahsetmek istiyorum. Kişiliğin büyük bir bölümü 0-6 yaş döneminde şekillenmektedir ve bu nedenle erken yaşta alınan doğru eğitim, hem sağlıklı kişiliğin oluşmasında hem de okula hazır bir şekilde başlamada büyük katkılar sağlamaktadır.
Ülkemizde okul öncesi eğitimin okullaşma oranı yüksek olsa da yeterli değildir. Okul öncesi eğitimin zorunlu olması ve çocukların ilk eğitime hazır hale gelmesi, önemlidir. Çünkü çocuklar, okul öncesi eğitimde farklı bir ortama uyum sağlamayı , kurallara uymayı ve temel akademik kazanımları öğrenir. Birçok sınıf öğretmeniyle yapılan görüşmelerde, iyi bir okul öncesi eğitimi almış çocukların, okula ve sınıfa uyum sağlamada güçlük çekmediği, birçok öğrencinin sesleri ve sayıları tanıdığı ifade edilmiştir. Bu kazanımlar eğitim sürecinin daha sağlıklı ilerlemesini sağlamaktadır.
Okul öncesi eğitim almamış çocukların, ilkokula yeni başladıklarında uyum sorunları yaşadığı ve ebeveynden ayrılıp sınıfa girmekte zorluk yaşadığı sıkça görülen başlıca sorunlardır. Ayrıca bu çocuklar, kuralsız bir ortamdan kuralların olduğu okul ortamına uyumda da zorlanırlar. Okul öncesi eğitimde çocuklar, birtakım motor becerileri de kazanmaktadır. Kalem tutma, makas kullanma, boyama gibi birçok motor becerileri geliştirici etkinlikler de yapmaktadır. Hatta bazı okul öncesi kurumlarında yabancı dil eğitimi verilerek çocukların dil gelişimine de katkı sağlanmaktadır. Bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde okul öncesi eğitim, çocukların sadece oyun oynadığı bir yer değil, çocuğun bütüncül gelişimine katkı sağlayan, onları bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel olarak okula hazır hale getiren bir süreçtir. Ülkemizde yıllardır okul öncesi eğitimin zorunlu olması konusunda birçok uzman görüş belirtmiş ve hükümetler tarafından girişimlerde bulunulmuştur.Ancak okul öncesi eğitim zorunlu hale getirilememiştir. Şu anda bu yönde bir çalışma olduğu bilinmektedir.
Okul öncesi eğitimin daha verimli olması sadece bu eğitimin zorunlu hale getirilmesiyle mümkün değildir. Ülkemizde okul öncesi eğitim; özel ve resmi bağımsız anaokulları ile ilkokul, ortaokul ve lise eğitiminin birlikte verildiği okulların bünyelerinde açılan ana sınıflarında gerçekleştirilmektedir. Eğitim programlarımız, yeterli düzeyde olsa da kurumların fiziki imkanları yeterli değildir. Örneğin birçok ana sınıfı öğrencisinin oynayacağı bir oyun parkı, toprakla uğraşacağı bir alan, yeşil alanlar, resim, müzik atölyeleri bulunmamaktadır. Ayrıca özellikle ilkokul, ortaokul, lise bünyelerinde açılan ana sınıflarındaki çocuklar yaşça büyük çocuklardan olumsuz örnekler görebilmektedir. Bir diğer eksiklik de resmi kurumlardaki anaokulu ve ana sınıflarında yabancı dil eğitimi verilmemektedir.
Okul öncesi eğitimin eğitim sistemine en üst düzeyde katkı sağlaması için yapılması gerekenlere baktığımızda öncelikle okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir. Sonra bağımsız anaokullarının sayısının artırılması ve bu okulların fiziksel yapısının çocuklara uygun hale getirilmesi ve yabancı dil eğitiminin de verilmesi gerekmektedir.
Kısacası, okul öncesi eğitim, çocukların ilk andan son ana kadarki eğitim hayatlarına olumlu katkı sağladığı için aileler tarafından ihmal edilmemesi gereken bir dönemdir.
Yazımıza son vermeden 32 yıl önce, öğretmenliğinin 25. gününde acımazsızca şehit edilen NEŞE ALTEN öğretmeni ve babası HASAN ALTEN’i rahmetle anıyorum.
Paylaş:
Yorumlar
Henuz yorum yapilmamis