
Dostluğun modası geçti mi?
Birbirinden korkmayan insanlar dost olabilirler. Başka bir deyişle diğerine güven duygusu bir dostluk ilişkisi gelişmesi için gerekliliktir. Kime hangi konuda ve ne kadar güvenebileceğimiz ise kendimizi bilmekle başlayan bir süreçtir.
Güven duygusu kişinin iç ve dış tutarlılığıyla bireyin içinden dışına doğru akan bir durumdur. İç ve dış tutarlılık özgüveni besler. Sınırlarımızı tanımak için kendi gerçekliğimizi anlamaya ihtiyaç vardır. Kendi gerçekliğini tanıyan, ortaya koyan ve sahip çıkan birinin ne zaman nasıl tepkiler vereceğini biliriz. Eğer biz de kendi gerçeğini anlayan, ortaya koyup sahiplenebilen biriysek diğerleriyle karşılaşma anında korkusuzca iletişim kurabiliriz.
Kendini sahiplenen kişi başkasını da sahiplenebilir. Neden bir başkasını sahipleneyim diye düşünülebilir belki. Ancak birlikte huzur ve barış içinde yaşamanın yolu kendimiz için istediğimiz iyi ve güzel şeyleri başkası için de isteyebilmekten geçmektedir. İşte bu düşünce başkalarıyla ilgili olumlu ya da olumsuz inançlarımıza bağlı olarak değişebilmektedir.
Başkalarıyla ilgili inançlarımızı çocukluk çağlarında edindiğimizi hatırlayacak olursak çocuklara yansıttığımız dünyanın karanlık mı aydınlık mı renkli mi olduğunu da fark etmek ciddi bir adım olacaktır.
Çocuklukta kurulan arkadaşlıklar ve dostlukların ne kadar temiz, insanca ve karşılıklı olduğunu kendi çocukluklarımızdan biliriz.
Çocuklukta iyiye olan meylimiz çeşitli öğrenme yaşantılarımızdan etkilenir. Hayata ve diğer insanlara dair olumlu veya olumsuz inançlarımız bizimle etkileşim hâlinde olan en yakınlarımızdan tutun da topluma dâhil olduğumuzdaki çeşitli tanışıklıklarımızdan da nasibini alır. Hayatımıza, hayal kırıklıkları da dâhil olur. Bu yüzden çocuklarımız için dua ederken iyilerle karşılaşmasını diler, umut ederiz.
Çocuklarımız için dilediğimiz, kendi çocukluk hayallerimizin de bir nevî uzantısıdır. İsteriz ki bizim yaşadığımız hayal kırıklıklarını çocuklarımız yaşamasın. Ancak bu her zaman mümkün değil. Çocuklarımıza ve bizlere de güvenli alanlar, güvenilir insanlar gerekiyor. İşte tam da bu yüzden insanî değerlere önem veren güvenilir, iyi kalpli ve dost yetişkinler olmak durumundayız.
Paylaş:
Yorumlar
Henuz yorum yapilmamis