
Bazı insanlar başlarına gelen kötü olayların nedenini kendisine yüklerken bazıları çevresel etkenlere yükler.
Kişiye özgü nedenler ve kişinin dışındaki dünyaya özgü nedenler neler olabilir diye bakıldığında karşımıza sayısız kombinasyon çıkar.
Örneğin bir konudaki başarının veya başarısızlığın tek bir nedeni yoktur. İçinde bulunulan ortamın fiziksel veya sosyal özellikleri, kişiye ait motivasyon, heves, istek veya kişilik özellikleri bu başarısızlıkta farklı ağırlıklarda etkili olabilir. Başarı için bu unsurların bazıları değiştirilebilirse de durumun bütün boyutlarında kontrol sağlanamayabilir.
Özellikle dış dünyamızda olup bitenleri her zaman kontrol altında tutamayız. Çünkü etki alanımızın dışında kalan her şey kendi bağlamında ve akışında ilerlemektedir.
İç dünyamızda olup bitenleri bile kontrol altına almak başlı başına zorluk taşırken dışarıyı kontrol etmek hiç de kolay değildir.
Olayları içsel ya da dışsal nedenlere yüklemenin temelinde çocukluğumuzdan itibaren etkileştiğimiz çevremizin etkisi büyüktür. Etkileşim süreçlerindeki algılarımız ve anlamlandırmalarımızla kendimize ve dış dünyaya dair düşünce kalıpları ve inançlar geliştiririz. Bunlar iç ve dış dünyaya yönelik bakış açılarını oluşturur. Bu bakış açıları doğrultusunda başımıza gelen olayların sorumluluğunu kendimize veya başka etkenlere ya da kişilere yükleriz.
Bu aşamada bilinçli olmak doğru değerlendirme yapmak önemlidir. Çünkü çarpık düşünce kalıpları ve inançlarla yapılan nedensel yüklemeler gerçeği yansıtmaz. Dolayısıyla karşılaştığımız sorunlara doğru çözümler üretmemize engel olur.
Yanlış yorumlama yaptığımızda olumsuz bir durumun kontrolümüz dışındaki nedenlerini görmezden gelip doğrudan kendimizi suçlayabiliriz. Veya tersine, kendi sorumluluğumuzdaki konular için başkalarını suçlayabiliriz.
İnsan toplumsal bir varlıktır. Bir çocuğun gerçekçi, sağlıklı ve dengeli bakış açıları geliştirmesi, kendini ve etrafında olup bitenleri doğru anlaması için, iç ve dış gerçekliğinin farkında olan, kendi duygu düşünce ve davranışlarının etkisini doğru değerlendiren, empati gücü yüksek, doğru anlayan ve kendini doğru ifade eden yetişkinlere ihtiyacı vardır.
Toplumsal bir varlık oluşumuzdan dolayı burada kastedilen yetişkinler çocuğun etrafında yer alan herkestir. Zira dünyaya gelirken tamamen kendimizin dışında bir ilişkiler ağının içine doğuyoruz.
Paylaş:
Yorumlar
Henuz yorum yapilmamis