2025 Yılı ve Memurlar

2025 Yılı ve Memurlar

2025 Yılı ve Memurlar
Kıymetli Okuyucularım, Hep birlikte bir seneyi daha geride bırakmaya hazırlandığımız bu son saatlerde geçtiğimiz bir yılı değerlendirerek beklentileri boşa çıkan, umduğunu bulamayan ve hüsrana uğrayan memurlardan söz edeceğiz. Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS): Memur ve mağduriyet deyince ilk akla gelen kesim hiç şüphesiz üzerinde herkesin hemfikir olduğu Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS) geliyor. 14.07.1965 yılında yürürlüğe giren 657 sayılı devlet memurları kanununun 36. maddesi ile halen uygulanmakta olan YHS 2026 yılına da mağdur olarak giriyor. Sayıları yaklaşık 110.000 olan ve farklı kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan bu hizmet sınıfına tabii personel seslerini duyurmak için platform kurdular, sendikalaştılar, sosyal medyada örgütlendiler ama maalesef seslerini 2025 yılında da duyuramadılar. Aslında yoğun şekilde kaldırılması istenilen Yardımcı Hizmetler Sınıfı ile ilgili 2019 yılında bir çalışma yapılmış fakat dar kapsamlı yapılan bu çalışmada sadece Yardımcı Hizmetler Sınıfında yer alan Mübaşir Unvanı, 6 Şubat 2019 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 31 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Genel İdari Hizmetler Sınıfına alınmıştır. YHS’lilerin istediği çok birşey yok aslında, ayrıcalık değil eşitlik istiyor, eğitim ve mesleki durumlarına göre Genel İdare Hizmetleri, Teknik Hizmetler ve Sağlık Hizmetleri Sınıfı gibi uygun hizmet sınıfına aktarılarak uzmanı oldukları işlerini yapmak istiyorlar. 2025 yılında olmadı ama umudumuz 2026 yılında YHS'nin kaldırılarak bu mağduriyetin giderilmesidir. Uzman Çavuşlar: YHS mensupları ile birlikte ülkemizde en mağdur kesimlerden bir diğeri Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) sayıları yaklaşık 200.000 olan, 1986 yılında çıkarılan 3269 sayılı kanuna tabii sözleşmeli çalışan ve tamı tamına 38 yıldır kadro bekleyen vatan savunmasının kahramanları uzman çavuşlarlardan söz etmek istiyorum. TSK’da en fazla şehit veren, devletin gel dediğinde nereye diye sormadan giden, kapısında nöbet tuttukları orduevi'nde kalamayan, kıdemleri rütbeden sayılmayan, lojman hakkı sınırlı olan bir meslek grubundan bahsediyoruz. Devlet ne zaman ve nerede görev verse sormadan-sorgulamadan koşarak giden bu kahramanlara kadro vermek bu kadar zor olmasa gerek.Vatan savunmasının sözleşmelisi olmaz şiarıyla devlet umarım 2026 yılında gereğini yapar ve uzman çavuşların hak ettikleri kadrolarını verir. Bazı değerler vardır parayla ölçülmez, ölçemezsiniz. Vatanı için gece gündüz demeden cephede savaşan kahramanların haklarını korumazsanız, eli tetikte aklı sözleşmede olan bir personelden ne kadar verim almayı düşünüyorsunuz? Basit birkaç düzenlemeyle halledilebilecek mağduriyetleri bu kadar yıl bekletmek bir ihmalin göstergesidir. Bu devlet son birkaç yılda yüzbinlerce taşerona kadro verdi, binlerce sözleşmeliyi kadroya geçirdi, bunları yaparken zorlanmadı da yatağı dağlar, döşeği toprak, yastığı taş olan çalışanıyla emeklisiyle zor şartlarda hayatını edame ettiren kahraman uzman çavuşlara verirken mi zorlanacak? 3600 Ek Gösterge Mağdurları: YHS ve Uzman Çavuşlar en mağdur kesim dedik ama malesef hala bu ülkede 1. dereceye gelmiş ama 3600 ek göstergeden faydalanmayan bir kesim var. Aynı kurumda, aynı binada hatta aynı odada yan yana oturan iki memurdan biri 3600 ek göstergeden faydalanırken maalesef diğeri faydalanamamaktadır.Devletin temeli adalettir, aynı işi yapan memurların eşit özlük haklarına sahip olması gereklilikten ziyade bir haktır ve bu hakkın verilmesinde birinci derecede sorumlu devlettir. Biran evvel bu eşitsizlik giderilmeli ve birinci dereceye gelen tüm memurlara 3600 ek göstergeden faydalanma hakkı verilmelidir. İnfaz ve Koruma Memurları: Mağduriyetler bu kadar mı diyeceksiniz ama malesef değil. 1984 yılında meslek adları İnfaz ve Koruma memuru olarak değişmesine rağmen yaşça eski olanlarımızın hala gardiyan diye çağırdığı, adına şarkılar yazılan İnfaz ve Koruma Memurları bu günlerde çok dertli. Devletin İhtiyacı olduğunda cezaevlerinden adliyelere tutuklu ve hükümlü sevkinde güvenlik gücü olarak kullandığı, isyan ve kalkışmalarda robokop kıyafetleri giydirip bir özel harekât edasıyla olayların ortasına atıldığı, zaman zaman da denetimli serbestlik müdürlüklerinde ihtiyaç olan memur açığını giderdiği bir meslek grubudur infaz ve koruma memurlugu. Uzun yıllar önce gardiyan olan adı değişti, sonra kıyafetleri, işe alım şartları değişti ama arada unutulan ve aslında değişime en çok ihtiyaç duydukları özlük hakları hep geri planda bırakıldı, ötelendi. Genel İdare Hizmetleri Sınıfına tabii olmalarına rağmen sendika kurma hakları yok, ama güvenlik hizmeti sınıfı da olmadıkları için özlük anlamında mağduriyetleri var. Mademki İnfaz ve koruma memurları GİH sınıfında o zaman diğer kurumlarda bu sınıfta çalışan memurlara verilen sendika kurma ve üye olma hakkı neden verilmemektedir.? Emniyet hizmetleri sınıfı olarak kabul görüyorsa o zaman derhal hak ettikleri sınıfa aktarımları yapılmalı ya da yeni bir güvenlik hizmetleri kadrosu açılmalı ve Emniyet ve TSK’da olduğu gibi her türlü özlük haklarından faydalandırılmalıdır. Kamu Mühendisleri: Herkesi yazdık peki ya kamu mühendisleri? Tarımdan Ormana, Çevreden Madene, Gıdadan Sağlığa, Ulaşımdan Enerjiye, Sanayiye ve Bilişimden Uzay Bilimlerine kadar ayağımızı bastığımız topraktan gökyüzüne uzanan evren de her alanda dokunuşlarını, eserlerini gördüğümüz mühendisler toplumların gelişiminde ve yaşam kalitesinin artmasında önemli ve kilit rol oynayan meslek grubunun başında gelmektedir. Bilgi, beceri ve yaratıcılığı kullanarak problemleri çözen mühendislik bilimi, teknolojik ilerlemenin ana itici gücüdür. Peki günlük yaşamımızda ve geleceğimizde bu kadar öneme sahip mühendislik mesleğini icra eden mühendislerin talepleri neler, bugüne kadar neler yapıldı? Mühendisler güncel bir mühendislik meslek kanunu istiyorlar, yeni bir meslek kanunu ile ek göstergeden, özlük haklarına, tazminattan emeklilik sonrasına dair şartların iyileştirilmesi talepleri var. Üretim ve denetlemede önemli görevler üstlenen kamu mühendislerinin şartlarının düzenlenmesi motivasyonlarını arttıracağından aslında bir nevi kamuda yapılan iş ve işlemlerin de kalitesinin artmasına doğrudan olumlu anlamda etkisi olacaktır. Doktorlar gitti, bari mühendislere sahip çıkalım. Polis Memurları: Yazımızın son bölümünde polis memurlarına değinecek ve taleplerini dile getireceğiz. Gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar yerine intiharlar, çalışma şartları ve mobbing iddiaları ile gündeme gelen polislerimizin çalışma şartları yeniden düzenlenmeli, kaç saat çalışacağı kanun ile garanti altına alınarak fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Yapmış oldukları görevin stresli ve yorucu olduğu hesaba katılarak daha fazla istirahat etmelerinin yolları aranmalı, maddi şartları iyileştirilerek cazip hale getirilmelidir. Ülkenin asayişinden ve güvenliğinden sorumlu polislerimizin ne denli zor şartlar altında çalıştıklarının farkında olarak gerekli düzenlemelerin bir an evvel yapılması elzemdir. Kamuda görev yapan tüm meslek grupları elbette önemli ve değerlidir ama bu köşede bizlere ulaşan ve taleplerini ileten meslek gruplarının bazılarını dile getirmeye çalıştık.Umarım 2026 yılı bu sorunların çözüldüğü, çalışanların huzurlu ve mutlu olduğu bir yıl olur. Keyifli okumalar.

Paylaş:

Yorumlar

Henuz yorum yapilmamis

İlgili Haberler